Hastalıklar Neden Arttı?

Paylaş
 

Sağlığımız neden bozuldu? Eski insanlara göre neden daha az yaşıyoruz? Neden daha fazla doktora gidiyoruz. Sebebi kullandığımız herşeyi değiştirdik. Yiyecekten giyime kadar hayatımızın her alanına kimyasallar girdi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2000 yılında ülkemizin toplam sağlık harcaması 8 milyar 248 milyon TL iken 2013 yılında 84 milyar 390 milyon TL’ye çıktı. TÜİK verilerinden inceleyebilirsiniz. Toprak verimimiz düştüğü için bugün ilaçsız bir tarım yapmak mümkün değil. Zirai ilaçlar ve hibrit tohum denilen bir tohumdan ikinci bir kez ürün alamayacağınız kısır tohumlar iyice yaygınlaştı. Yiyecek içeceğe birşey yapamıyoruz, elimizden birşey gelmiyor. En azından nereden kar edebiliriz bunun yollarına bakmamız lazım. Günlük hayatımızda kullandığımız şeyleri kaliteli seçmek bizim elimizde.

Hastalıklar hergün kapımızda. Gerek günlük stres gerek monoton yaşam ve genel olarak işten güçten doğru düzgün beslenememe nedeniyle hastalıklara sürekli açık kapı bırakıyoruz. Dolayısı ile vücudumuzun ihtiyacı olan şeyleri yapmadığımızdan immun sistem yani bağışıklığımız azalıyor. Ve en küçük bir mikroptan bile hasta olmaya başlıyoruz. Enfeksiyon yapıcı etkenler vücuda çeşitli yollarla girerler ve ya girdiği bölgede ya da tüm vücutta yani sistemik olarak enfeksiyonlar oluştururlar.

Mesela kısaca değinmek gerekirse;
– Hepatit B, AIDS gibi viraj etkenler vücut sıvıları ve kan yolu ile,
– Halk dilinde bel soğukluğu dediğimiz Gonore ve Frengi yani Sfiliz üreme organları ile,
– Grip, nezle, tüberküloz yani verem ve difteri gibi etkenler solunum yolu ile,
– Tetanoz ve kuduz gibi hastalıkların etkenleri ise deri bütünlüğünün bozulması ile bütünlüğün bozulduğu yani yaralanmaların gerçekleştiği yerlerden vücuda girerler.

Enfeksiyon hastalıklarından nasıl korunabiliriz?
Bakteriyel, viral ya da prozooal hastalıklardan korunmanın çok çeşitli yolları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz;

Koruyucu Aşılama: Mesela seyahate gideceğimiz bölgede yaygın görülen bir hastalık varsa bunun için alabileceğimiz aşı önlemlerini kapsar. Ya da geniş kapsamlı olarak ifade edecek olursak çocukluğumuzda olduğumuz aşıları örnek gösterebiliriz. Tetanoz, çocuk felci, hepatit, kuduz,difteri, boğmaca, kızamık, zatürre, grip gibi bası hastalıklara karşı önlemler alınabilmektedir. Ayrıca hamilelerin doğuma yakın dönemde aşılanması ile bebek doğduktan sonra anne sütü yoluyla bebeğe geçecek bir kısım antikorların sayısı da yükseltilebilmektedir.

İlaçla korunma: Enfeksiyona yakalanmadan önce o enfeksiyonu tedavi edecek ilaçların kullanılmasıdır. Örneğin sıtmanın yaygın olduğu bir yere giderken sıtmaya karşı korunma amaçlı ilaç kullanımı hastalığın bulaşmasını önleyecektir.
Ancak şunu da dikkate almak gerekir ki gereksiz ilaç kullanımı ilaca karşı enfeksiyon etkenlerinin direnç kazanmasına ve ileri tarihte bir dönemde nükseden o hastalığa karşı tedavinin direnç kazanılan ilaçla giderilememesine sebep olacaktır.

Dengeli beslenme: Dengeli beslenme deyince vücudumuzun kullanması gerekli olan bütün besinleri elimizden geldiğince almamız gerekiyor. (Protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral ve su ) Vücudun savunmasını sağlayan antikorların yapısı proteinden oluşmaktadır. Yetersiz, dengesiz beslenme de vücut ihtiyacı olan proteini alamayacak ve hastalıklara karşı savunma geliştiremeyecektir. Özellikle kış aylarında koruyucu olarak yanımızdan eksik etmememiz gereken vitaminler ki mesela narenciyenin tamda mevsimi iken C vitaminini almamız gerekiyor. Enerji ihtiyacının karşılanması için gerekli karbonhidrat ve yağ tüketimi şarttır. Ama tüketeceğiniz bu gıdaların kaliteli olması gerekir. İdeal beslenme tablonuzu öğrenmek için bir diyetisyene başvurmanızda fayda var. Suya gelecek olursak kan dolaşımını hızlandırması ile vücuttan toksik maddelerin atılmasını kolaylaştırması ve daha sayabileceğimiz birçok özelliği ile günlük en az 2 litre su tüketimi sağlığımız açısından çok önemlidir.
Kötü ortam şartları: Kirli ve sağlıksız ortamlar sizi hasta etmeye yeterli olacak enfeksiyon etkenlerinin çoğalmaları ve bulaşmaları için yeterlidir. Özellikle sokak hayvanları bulunduğu ortamdan dolayı hastalıklara yakalanabilmekte ve bu şekilde zoonoz hastalıkları insanlara yayabilmektedir. Kendi hayvanınız olsa dahi onunla oynadıktan sonra ellerinizi yıkamanız gereklidir.

Hijyen : Televizyonda antibakteriyel etkili sabun reklamlarını abartılı bir şekilde görmüşsünüzdür. Her ne kadar abartılı olsa da gerçelik payı da yok diyemeyiz. Cildinizi temiz tutmak, suyu ve sabunu hayatımızın parçası haline getirmek bile birçok hastalıktan korunmamıza yardımcı olabiliyor. Kirli ve kuru ciltte çatlaklar oluşur ve etkneler vücudumuza bu yolla çok kolay bir şekilde geçerler. Çünkü yapılan araştırmalara göre dokunduğunuz herşeyde bir bakteri kolonisi varlığı olduğunu söyleyebiliriz. Temiz ve nemli cilt sağlıklı cilt demektir.
Koruyucu Maskeler :  Solunum yolu ile bulaşabilen enfeksiyon etkenlerinin engellenmesi için kullanılacak koruyucu maske uygulaması gibi küçük bir önlemle belki de hayatınız boyunca sizi etkileyecek veya hayatınıza mal olacak bir hastalıktan korunmanız mümkün olacaktır. Havayı süzme özelliğine sahip T maskeler veya daha rahat nefes alabileceğiniz özel maskeler yaygın olarak kullanılmakta. Enfeksiyonların yaygın olduğu bir dönemde örneğin kış aylarında sokağa çıkarken grip, nezle gibi solunum yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlardan korunabilirsiniz.

Google Amcadan Gelen Aramalar:

Bu yazı 948 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bir yorum bırak

mature porno

YAZAR HAKKINDA

Hakkımda Daha Çok Şey Öğrenmek İsteyenler Üst Menüden "Hakkımda" Düğmesinden Veya http://www.nasilyapalim.com/hakkimda Uzantısından Öğrenebilirler....
Kategoriler
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Translate:
sorusor
sorusor
Biraz Gülelim :)
kiminbunumara.com-faturaogren.com
%d blogcu bunu beğendi:
mature porno