Fransız İhtilali (1789)

Paylaş
 

Literatürde Fransız İhtilali olarak geçen Fransız Devrimi, 1780’li yılların Fransa’sında doruk noktalarına çıkan mutlak monarşinin devrilerek, monarşi yerine cumhuriyet yönetim şeklinin kurulmasını ifade eder. Fransız İhtilali, aynı zamanda Roma Katolik Kilisesi’nin de çok ciddi reformlar gerçekleştirmesini sağlamıştır. Sosyal bir akım başlatarak birçok ulusu etkileyen bu devrim, ayrıca da Avrupa ve Dünya’yı kökten etkileyerek bir çağ kapatıp, yeni de bir çağ açmıştır.

fransız_ihtilali

fransız ihtilali

İhtilal öncesi sosyolojik duruma bakıldığında, Fransız halkının otoritelere başkaldırmaya başladığı, kilise ve diğer etkin sınıfın sorgulandığı, bilinçlenmenin yayıldığı gözlemlenmektedir. Şehirlerde hayatını sürdüren burjuva kesim de, kültürel devrimi kendi içlerinde geçirmeye başlamıştır. Üniversiteli nüfusun artması, kitapların yaygınlaşması, eğitime ve kültüre kitleler halinde yönelimin fazlalaşması, devrimin temellerinin oluşmasını sağlamıştır. Bunların yanında, otoritelere boyun eğmeyen bağımsız yayıncıların bastığı ve dağıttığı gazeteler, bildiriler ve çeşitli mecmualar kitleleri bilinçlendirme konusunda kritik bir görev üstlenmişlerdir. Böylece, olgunlaşan koşullar, devrime zemin hazırlamıştır.

Fransız İhtilali’nin ilginç yanlarından biri de, toprak sahibi ve soylular ile burjuvaların arasındaki garip ilişkiler ve çekişmelerdir. Sınıflardan oluşan Fransız toplumunda, haklarını korumak ve daha da genişletmek isteyen derebeyleri, burjuvaların sınıf atlamaları konusunda da fazlaca zorluk çıkardıkları için, üst sınıflar da birbirleri ile düşmanca ilişkiler kurmaya başlamıştır. Soyluların statü koruma derdi, burjuvaların egemenlik arzuları söz konusuyken, asıl ezilen halk olan kırsal alanlarda yaşayan insanlar ise, üzerlerindeki ağır vergi yüklerinden şikayetçi idi.

fransız ihtilali

fransız ihtilali

Birçok sınıfın hayatlarından şikayet etmeleri, devrimci fikirlerin toplumda hızla yayılmasına ve düzenin değişmesi gerektiği konusunda fikir birliğine varılmasına yol açmıştı. Halkın sabrı tükenip, toplum kendi içinde kaynarken, merkezi otorite durumu anlayamamış ve gerekli düzenlemeleri yapmamıştı. Burjuvanın başını çektiği halk hareketi, İngiliz modeli geçici çözümler yerine, yine İngiltere’de uygulanan parlamenter monarşi yapısının oluşturulmasını istemekteydi.

Fransız İhtilali’ni hazırlayan fikirsel nedenlerin başında, aydınlanma isteği taşıyan filozoflar gelmekteydi. Bu düşünceye göre oluşan aydınlanma felsefesi, eski geleneklere ve mutlakiyetçi rejime karşı çıkılmasının mantıklı olduğunu belirtiyordu. Özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiğine inanan aydınlanmacılar arasında, dönemin ünlü düşünürleri de bulunmaktaydı. Descartes, devrimden çok önceleri aklın üstünlüğünü ön görmüş; Montesquieu da, yaşama erkinin halkı temsil eden vekillerce hayata geçirilmesini ve güçler ayrılığı ilkesinin mutlak suretle uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Voltaire’e göre ise kral, parlamenter sistemi kurmalı ve filozoflardan oluşan danışma meclisine akıl danışmalıydı. Rousseau, insanların doğuştan itibaren eşit olduğuna inanmakta, ve halkın rejime hakim olması gerektiğini düşünmekteydi. Diderot ve d’Alambert de, yasalar önünde eşitlik ilkesi ile beraber, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmaktaydılar.

Fransız ihtilali

Fransız ihtilali

Tüm bu akımların yanı sıra, gerek Amerika Birleşik Devletleri’nden, gerekse diğer milletlerden gelen çeşitli düşünceler ile de devrimin düşünsel zemini beslenmekte idi.

Fransız İhtilali’nin temel nedenlerinden biri de, çekilen ekonomik sıkıntılar ve giderlerin gelirleri karşılayamaması durumuydu. Savaşlar nedeniyle ticaretler zayıflamış, köylünün mahsulleri de ellerinde kaldıkça verimlilik de düşmüştü. Kırsal alanlardaki insanların geçinememeleri üzerine ise, şehirlere göçler yaşanmış; fakat çok fazla artan şehir nüfusları için geçim sıkıntıları baş göstermişti.  İnsanlar doyurulamıyor, istihdam sorunu yaşanıyor, öfke ve devrim isteği kabarıyordu.

Dünya tarihini de her anlamda etkileyen Fransız İhtilali’nin sonuçları, hem sosyolojik, hem siyasi, hem ekonomik hem de felsefi yönlerden incelenmelidir. Devrimin belli başlı sonuçları ise, şu şekillerde sıralanabilir;

– Asla baş edilemeyeceği ve yıkılmayacağı düşünülen mutlak krallıklar yıkılmışlardır. Hatta, kitle yönetme konusundaki en büyük araç olan din istismarı da, bu devrimden nasibini almıştır. Yıllarca insanları, yetkileri Tanrı’dan aldığına inandıran krallar, tarih sahnesinden silinmişlerdir.

– Devrimden yayılan Milliyetçilik ilkesi ve buna bağlı nasyonalist akımlar, siyasi arenada bir kamçı halini alarak çok uluslu devletlerin dağılmasına ve yeni ulus devletlerin ortaya çıkmasına neden oldu.

– Bir çok filozofun dile getirdiği, hümanist düşünce sisteminin de temel taşlarından biri olan “egemenliğin halka ait olduğu” düşüncesi, hayata geçirilmiş oldu.

– Bazen kısmi, bazen yarı anlamda uygulanan, bazen ise hiç uygulanmayan demokrasi biçimleri, Avrupa’nın her yerine yayılmaya başlamış ve yönetim biçimi şekliyle kendini geliştirmeyi sürdürmüştür.

– Şahsi girişimlerin önemi arttı. Girişimci bireylerin ticarete atılmaları sağlandı. Ekonomik kalkınmalarda, bilhassa karma ekonomik sistemlerde bu sonuç oldukça yararlı duruma geldi.

fransız ihtilali

fransız ihtilali

– Eşitlik, özgürlük ve adalet kavramları dört bir yana yayılarak, insanlığın en önemli ilkeleri haline geldi. Hatta, bir çok edebi eser ve felsefeyi de derinden etkileyen bu fikirler, uluslara rehber niteliğinde de yıllarca kabul gördü.

– Farklı egemenlikler halinde ve dağınık şekillerde hayatını sürdüren uluslar bir araya gelerek siyasi güç kazandılar. Büyük devletlere kafa tutar hale geldiler.

– Sonuçları evrensel nitelikli olduğu için, Yeni Çağ kapandı, Yakın Çağ başladı. Bu devrim, bu özelliği ile, çağ kapatıp çağ açan bir ihtilal niteliği kazandı.

– Devrimden yayılan etkileyici fikirler nedeniyle, Fransız Devrim ve Napolyon Savaşları meydana geldi. 1792 ile 1815 yılları arasında yaşanan bu dönemde, ilk olarak Fransa’ya karşı Avusturya ve Prusya arasında savaşlar başladı. Ardından ise, İngiltere ve Rusya ülkeleri savaşa katıldı. Napolyon, bu savaşların tamamından yenik ayrıldı. 1815’te gerçekleştirilen Viyana Kongresi ile, Avrupa devletlerinin siyasi durumları tekrar düzenlendi.

– Hazırlanan İnsan Hakları Bildirisi, bugün bile feyz alınan uluslararası bir deklarasyon haline büründü.

Kaynakça http://tr.wikipedia.org/wiki/Fransız_Devrimi

Google Amcadan Gelen Aramalar:

Bu yazı 1606 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bir yorum bırak

mature porno

YAZAR HAKKINDA

Hakkımda Daha Çok Şey Öğrenmek İsteyenler Üst Menüden "Hakkımda" Düğmesinden Veya http://www.nasilyapalim.com/hakkimda Uzantısından Öğrenebilirler....
Kategoriler
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Translate:
sorusor
sorusor
Biraz Gülelim :)
kiminbunumara.com-faturaogren.com
%d blogcu bunu beğendi:
mature porno